Güncel
Anasayfa / CSKA Moscow / KÖŞE YAZISI – Euroleague Sezon Ödülleri (Fersu Yahyabeyoğlu)

KÖŞE YAZISI – Euroleague Sezon Ödülleri (Fersu Yahyabeyoğlu)

KÖŞE YAZISI - Euroleague Sezon Ödülleri (Fersu Yahyabeyoğlu)
KÖŞE YAZISI – Euroleague Sezon Ödülleri (Fersu Yahyabeyoğlu)

Euroleague‘de normal sezon ile play-off mücadelelerini geride bıraktık ve sezonun en heyecanlı kısmı olan Final Four’a artık sayılı günler kaldı.

Bu sezon 4 takımımız ülkemizi temsil etti Avrupa’nın basketbol adına zirvesinde yer alan bu organizasyonda ama maalesef sadece Fenerbahçe son 4 takım arasında yer alabilecek. Sarı lacivertlilerin kupa yolundaki heyecanlı yürüyüşü başlamadan gelin öncelikle Euroleague sezon ödüllerini dağıtalım. Bu ödüllerin tamamı normal sezon artı play-off’taki performanslar dikkate alınarak belirlendi.

Yılın Koçu 

Bu sezon bütçelere ve kadro kalitelerine baktığımızda yazın mevcuttaki 8 takımın play-off’a kalacağını söylesek hiç bir basketbol sever şaşırmazdı. Ama Kızılyıldız‘ın son maça kadar bu yarışın içerisinde olacağını dile getirsek herhalde kolay kolay kimseyi inandıramazdık. Euroleague‘in en düşük bütçeli takımı bir kez daha sezonun tatlı sürprizi olmayı başardı. Tabiki bunda oyuncuların ve Belgrad’da takımlarını müthiş bir şekilde destekleyen Sırp taraftarların da etkisi büyük. Ama aslan payı Karadağlı koç Dejan Radonjic‘in. 1970 doğumlu tecrübeli koç 4 sezon boyunca Kızılyıldız ile Euroleague‘de mücadele etti ve her sezon üzerine koyarak ilerledi. 2013-14 sezonunda %40 olan galibiyet yüzdesi bu sezon %53.33 gibi değerli bir seviyeye yükseldi. Ayrıca bu sezon ligin neredeyse tüm devlerine boyun eğdirdiler. Şuanda adlarını Final Four’a yazdırmış olan Real Madrid, CSKA Moskova ve Fenerbahçe Belgrad’dan elleri boş döndüler. Olympiakos ise uzatmada sadece 2 farkla geçebildi koç Radonjic’in ekibini. Savunmadaki sertlik ve disiplin, yarı saha basketbolunda Jovic ve Kuzmic arasındaki ikili oyunlar ile aslında basit bir basketbol oynattı takımına sezon boyu. Tüm oyuncularına bir rol veren, genç yetenekleri de korkusuzca sahaya sürüp faydalanan ve son topa kadar pes etmeyen bir takım yaratan koç Radonjic bana göre Yılın Koçu ödülünün sahibi.

Yılın Savunmacısı (Best Defender)

Öncelikle en rahat karar verdiğim ödül olduğunu net bir şekilde söylemem gerekiyor. Temsilcimiz Fenerbahçe‘nin ikiz kulelerinden biri olan Ekpe Udoh bana göre bu ödülü en fazla hakeden isim oldu. Bu sezon da bloklar konusunda ligin en dominant ismiydi Nijerya asıllı Amerikalı uzun. 2.1 ortalamasıyla koç Obradovic’in savunma kurgusunda en güvendiği isim oldu her maçta. Tabi Udoh’un savunmadaki katkısını sadece bloklarla sınırlandırmak doğru olmaz. Vesely’nin kötü oynadığı bir sezonda bir çok maçta pota altında tek başına rakip uzunlarla savaşan, hiç geri adım atmayan isim oldu. Savunmadaki etkisini boyalı alanın da dışına net bir şekilde çıkarmaya başladı tecrübeli uzun. Artık tepeden oynanan ikili oyunlarda Fenerbahçe ona güvenerek rahatlıkla adam değişebiliyor. Rakip kısaların karşısında durması ve birebirde kolay yenilmemesi bir yana yaptığı faulsüz, temiz müdahelelerle potadan uzakta da rakiplerin korkulu rüyası olmaya başladı. Play-off’ta da Panathinaikos deplasmanındaki ilk 2 maçta her biri birbirinden değerli 6 blok yaptı ki takımını yine ateşleyen isim oldu.

Ekpe Udoh - Fenerbahçe
Ekpe Udoh – Fenerbahçe

Yılın Skoreri (Alphonso Ford Award)

Euroleauge‘de direkt istatistiklere bakılarak verilen tek ödül olan Alphonso Ford ödülünün sahibi zaten belli oldu. Unics Kazan‘ın tecrübeli guardı Keith Langford normal sezonun ardından oynadığı 28 maçta yakaladığı 21.75 sayı ortalaması ile ödülün sahibi oldu. %43.1 2 sayılık ve %36.3 3 sayılık isabet ile oynayan faul çizgisinden de %83.2 isabet oranı yakalayan Amerikalı skorer kötü bir sezon geçiren Rus temsilcisinde belki de maçların izlenmesindeki tek nedendi. Evet artık 34 yaşına girdi ama takımının alabildiği 8 galibiyette de direkt etkisi vardı. Onu seyretmek halen büyük bir keyif.

Yükselen Yıldız (Rising Star)

Bu ödülü de verirken hiç ama hiç zorlanmadığımı net olarak söyleyebilirim. Sezon başında tecrübeli oyun kurucu Rodriguez’in NBA’e transfer olmasının ardından herkes Real Madrid‘den ses getirecek bir transfer bekliyordu ama koç Laso ve ekibi alt yapılarda tozu dumana katan, adını duyurmaya başlayan Sloven guard Luka Doncic‘e yatırım yapmayı tercih etti. Ama tabiki soru işaretleri vardı. Doncic henüz 17 yaşındaydı ve fiziksel olarak Euroleague seviyesinde sorun yaşayabileceği, sakatlıklara açık olduğu söyleniyordu. Ancak genç guard bu söylentilerin tamamını yıktı geçti sezon boyunca. Adım adım basamakları tırmandı ama bunu hızlı yaptı, koç Lason’nun gözüne girdi ve rotasyonun değişmez bir parçası oldu. Öyle ki takımın lideri Llull’un yokluğunda sazı eline alarak sırtladı. Sanki 40 yıldır Real Madrid formasını giydiğini düşündürecek maçlar çıkardı. Onu izlerken bir çok efsanenin göz kamaştırıcı özelliklerini bir arada görmek mümkün; Dejan Bodiroga‘nın soğuk kanlılığı, Dimitris Diamantidis‘in saha görüşü ve Predrag Danilovic‘in skorerliği. Avrupa basketbolu ve Sloven milli takımı çok ama çok değerli bir yıldız kazandı. Umarım erkenden NBA yapmaz ve onu bir sezon daha Euroleague‘de izleriz.

Luka Doncic - Real Madrid
Luka Doncic – Real Madrid

En Değerli Oyuncu (Most Valuable Player)

Bana göre karar verilmesi en zor ödül oldu MVP. Bu sezon çok değerli bireysel performanslar izledik. Nando De Colo, Milos Teodosic, Sergio Llull, Ekpe Udoh ve Chris Singleton ilk aklımıza gelenler. Ancak bana göre 1 tanesi istatistikler ve bireysel başarı/takım başarısı indeksini dikkate aldığımda daha fazla ön plana çıktı. Benim MVP ödülüm Real Madrid‘in İspanyol guardı Sergio Llull‘a gitti. Geçen yıl temsilcimiz Fenerbahçe’ye 3-0 süpürülmelerinin ardından NBA opsiyonunu kullanmayacağını ve takımın başında kalacağını açıklamıştı. Üstelik de cömert bir kontratı reddetmişti. Bunun nedenini sezon boyunca neredeyse her maçta bizlere anlattı Llull. Takımını adeta tek başına sırtladı sezonun bir çok bölümünde ve Real normal sezonu 23 galibiyetle zirvede tamamladı. İşte bana göre Llull neden MVP sorusunun cevapları.

  • Sadece 3 maç kaçıran İspanyol guard 16.70 verimlilik 16.07 sayı 5.89 asist 2.41 top kaybı ile normal sezonu tamamlamıştı. Play-off’ta ise temsilcimiz Darüşşafaka Doğuş karşısında çıtayı biraz daha yükseltti, 17.75 verimililk 18.50 sayı 5.75 asist 1.75 top kaybı ile seriyi tamamladı ve takımını Final Four’a taşıdı.
  • Normal sezonda Final Four yapmayı başaran 3 takıma karşı yakaladığı ortalama; 19.33 verimlilik 19.67 sayı 5.50 asist 2.67 top kaybı. Büyük takımlara karşı ne kadar büyük oynadığını da gösterdi ki bana göre MVP olabilmemin en önemli etkenlerinden biridir.
  • Asist/top kaybı oranında Llull’dan daha iyi durumda olan oyuncuların hiç birisi takımını Final Four’a taşıyamadı. Llull bu alanda %244.62 (5.89/2.41) ile 9.sırada.
  • Real Madrid Llull oyundayken sezon boyunca artıdaydı. İspanyol temsilcisi o sahadayken +5.9 bir üstünlük sağlarken o kenardayken sadece +2.1 üstünlük sağlayabildi rakiplerine. Bu da Llull’un sadece bir hücum silahı olmadığının aynı zamanda savunmada da takımına katkı veren, çift yönlü bir guard olduğunun önmeli göstergelerinden biri.
  • Llull’un bir başka kritik özelliği de maçın ısındığı ve çekişmeli geçtiği anlarda sahneye çıkması. Bunu istatistiğe vurduğumuzda ise göz kamaştırıcı rakamlar karşımıza çıkıyor. Play-off serisi artı normal sezonda maç başına 14.1 sayı 4.7 asist ile oynuyor clutch time dediğimiz bu maçın en kritik anlarında.
  • Tüm bunların yanında Llull ligin en spektaküler oyuncularından biri. Onu izlemesi gerçekten büyük keyif. Sürati, deliciliği, mesafe tanımayan üçlükleri ve el yakan anlarda sahneye çıkarak gönderdiği son saniye şutları ile taraflı tarfsız herkesin sempatisini kazanmış bir oyuncu. Real Madrid gibi hakeme oynayan ve genelde antipatik oyunculardan kurulu bir takımda bunu sağlayabilmiş olması da ayrı bir artı.
Sergio Llull - Real Madrid
Sergio Llull – Real Madrid

Yılın Beşi (All-Euroleague Team)

Burada seçimimi yaparken pozisyondan bağımsız davranacağım. Oyuncuların bireysel performansları kadar takımlarının başarıları da önemli ki bana göre Final Four bileti kapamamış bir takıma mensup bir oyuncunun da bu listede yer alması pek doğru olmaz.

Bogdan Bogdanovic (Guard-Fenerbahçe): Sırp yıldız sezonun üçte birini sakatlık nedeniyle kaçırdı ama dönüşü de muhteşem oldu. Sezonun ikinci yarısında Olympiakos, Baskonia ve Real Madrid maçlarında adeta şov yaptı. Fenerbahçe’nin play-off yarışına daha da alt sıralardan girmesine engel oldu. Play-off serisinde ise Atina’da kazanılan ilk iki maçta devleşti Bogdanovic. İki maçta da 35 verimlilik puanına ulaştı ve Panathinaikos potasına toplam 48 sayı gönderdi. Normal sezonu 17.0 verimlilik ve 14.5 sayı ortalamaları ile tamamlayan “Bomb”danovic play-off serisini 26.0 verimlilik ve 19.3 sayı ortalamaları ile tamamladı.

Vassilis Spanoulis (Guard-Olympiakos): Sakallı normal sezonu adı üstünde normal, hatta vasat bir şekilde tamamlamıştı. Genelde Printezis ön plandaydı Olympiakos’un 3.sırayı kapma başarısında. Ama tecrübeli guard play-off’larda farklı bir boyuta çıkardı basketbolunu. Serinin ilk maçına sakin başlayan Spanoulis sonraki 4 maçı domine etti. Özellikle İstanbul’daki maçlarda temsilcimiz Anadolu Efes’in kabusu oldu. Kritik anlarda gönderdiği üçlükler, savunmaların artık ezberlediği halde çözüm bulamadığı ikili oyunlar ve milimetrik pasları ile seriyi aldı taşıdı tek başına. Normal sezonu 12.1 verimlilik ve 12.7 sayı ortalamaları ile tamamlayan Sakallı play-off serisini 17.2 verimlilik ve 17.0 sayı ortalamaları ile tamamladı.

Nando De Colo (Guard-CSKA Moskova): Fransız guard geçtiğimiz sezona göre biraz daha sakin bir sezon geçirdi. Özellikle Teodosic ile aynı takımda yer almaları ve topu hatta zaman zamanda dakikaları paylaşmaları onun bireysel performansını biraz aşağı çekti. Tabi bu CSKA’ya zarar değil fayda sağladı. Öyle ki De Colo’nun 9 maç kaçırdığı bir normal sezonu dahi hiç zorlanmadan 2.sırada tamamlamayı başardılar. Belki bir çoğunuz onun yerine burada Teodosic’in olmasını isterdiniz ancak bana göre iki yönlü oyunu ve takım üzerindeki kontrolü ile CSKA’nın gerçek lideri De Colo. Normal sezonu da 21.5 verimlilik ile bu alanda lider tamamlamıştı Fransız yıldız.

Ekpe Udoh (Pivot-Fenerbahçe): Ekpe Udoh’un savunma performansından yukarıda detaylıca bahsetmiştik. Ancak tabiki onu sadece bu şekilde değerlendirmek haksızlık olur. Koç Obradovic ile her sezon üstüne koymaya, gelişmeye devam eden tecrübeli uzun hücumda da silahlarını arttırdı. Artık sırtı dönük çok daha etkili, pivot hareketlerini ve dönüşlerini arttırdı. Orta mesafeleri daha özgüvenli ve yüzdeli atıyor. Ama en dikkat çekici gelişim noktası pasör özelliği. Fenerbahçe onu alçak postta ya da yüksek postta pas noktası olarak kullanıp hücumları onun üzerinden kurabiliyor. Normal sezonda gösterdiği istikrarı (19.9 verimlilik 12.0 sayı 7.6 ribaund 2.1 blok) play-off serisinde de devam ettirdi (21.7 verimlilik 13.3 sayı 7.0 ribaund 2.0 blok).

Serigo Llull (Guard-Real Madrid) – MVP: Yukarıda detaylıca bahsettik performansından.

Not: Eğer Panathinaikos Final Four yapabilseydi Chris Singleton ve De Colo  ile farklı takımlarda yer alsalardı Milos Teodosic de bu listede yer alabilirdi.

FERSU YAHYABEYOĞLU

Hakkında Fersu Yahyabeyoğlu

Fersu Yahyabeyoğlu
Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunuyum. 7 yaşında Çukurova alt yapısında tanıştığım basketbol, ilerleyen yaşlarda bende bir tutku haline geldi. Yerel liglerde 11 yıl boyunca lisanslı basketbol oynadıktan sonra üniversite yıllarımda da amatör olarak oyuncu gözlemciliği yapmaya başladım. Sonrasında Türkiye'nin önde gelen basketbol portallarında köşe yazarlığı yapmaya başladım. Son 5 yıldır basketbolun bahis tarafı ile de ilgileniyorum. Uzmanlık alanım Avrupa ligleri, özellikle Euroleague, BSL, VTB ve İspanya liglerini yakından takip ediyorum.

Mutlaka bakın

Malaga - Real Madrid Maçı İddaa Tahmini 4.6.2017

Malaga – Real Madrid Maçı İddaa Tahmini 4.6.2017

İspanya Liga Endesa yarı final serisinde güçlü rakibi Real Madrid‘e karşı özellikle ikinci maçta hiç direnemeyen Malaga 4 Haziran …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir